Gıda Takviyelerinin Spor Ve Beslenmemizdeki Yeri

Zihninizin nasıl çalıştığı bedeninize bağlıdır. Dolayısıyla, “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” çok doğru bir sözdür. Ara sıra değil, düzenli olarak olarak yapılan antrenmanlar bizi sağlıklı kılar. Bu antremanlar vücudumuzun sağlıklı bir şekilde çalışmasının garantisidir. 

Spor yapmak sosyal yönümüzü geliştirdiği gibi kendimizle ve çevremizle uyum içinde olmamızı, aynı zamanda sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürdürmemizi de sağlar.  Ancak antrenmanlarımızdan en iyi sonuçları alabilmemiz için öncelikle iyi bir diyetimizin olması gerekmektedir. Nasıl yakıtı olmayan bir araç yol alamaz ise, düzgün beslenmeyen bir vücuttan da performans beklemek aynı şekilde olanaksızdır.

Diyetimiz amacına yönelik olarak farklılıklar gösterecektir. Aç kalarak zayıflamaya çalışmak ne kadar yanlış ise fazla protein alarak kas yapmaya çalışmak da bir o kadar yanlış bir düşüncedir. Amaca yönelik diyetimize ek olarak onu destekleyen bir antrenman programımız olmalı. Özetle, antrenman kalitemizin temelini oluşturan en önemli etken beslenme şeklimizdir.

Peki o halde nasıl beslenmeliyiz?

Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu’nun (EFSA) en son belirlenen beslenme referans değerlerinin güncellenmiş haline bakarsak; Ortalama olarak diyetimizin %45-60’ı karbonhidratlardan, %15-20’si proteinden, %20-35’i yağlardan oluşmalıdır. Bunların ötesinde normal bağırsak fonksiyonlarımız için günlük 25 gram da posa almamız gerekiyor. Posa alımı kardiyovasküler hastalıklar ve diyabet riskini azaltıp vücut ağırlık kontrolünü sağladığı için çok önemli bir etken. Ayrıca bir vurgu da yağ tüketimine yapılmalı.

Yazının devamı için tıklayın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir